sinay.akoren57.sitemynet.com
ANASAYFA KÖYÜMÜZÜN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ BİTKİ ÖRTÜSÜ ve GEÇİM KAYNAKLARI . RESMİ KURUMLAR DERNEĞİMİZ (AKTAT) FOTO ALBÜM . . GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ ZİYARETÇİ DEFTERİ ÇAY SAATİ MANİ ve TÜRKÜLER .

ANASAYFA

memleket bura....

toprağına kurban....

akoren.jpg

Bir .......

k.jpg

Bir sevdadır Ayancık dağıyla, taşıyla,yeşiliyle,mavisiyle,insanıyla,gurbetçisiyle, deniziyle, kumuyla....

İLÇEMİZ AYANCIK'IN TARİHÇESİ

Ayancık İlçesinin tarihi ilk çağlara kadar uzanır. Ayancık ve çevresinde yaşayan ilk kavimler Paflogonyalılar, Amazonlar, Akalar ve Dorlardır. İlk çağda Paflogonya Batı Karadeniz bölümünde Biritanya, Pontusya ve Galatya arasında kalan yerdir. Pafogonyalılar bu bölgede bilinen ilk yerli halktır . M.Ö. 1200 yıllarına kadar Etiler'e bağlı, onların korumaları altında yaşamışlardır.

Ayancık ve çevresi 11. yüzyılın sonlarında ilk kez Danışmentoğullarının egemenliğine girmiştir. Bölge 1204 te Anadolu Selçuklularının, 1259 da Pervaneoğullarının, 1292 de Candaroğullarının eline geçmiştir. 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet Trabzon seferine giderken Sinop ve çevresini Osmanlı Devletine bağlamıştır. Tanzimat Devrine kadar Ayancık ve Çevresi Kastamonu' ya bağlı dört kadılıktan birinin yönetimi alanı içinde kalmıştır. Tanzimat ile başlayan, daha sonra devam eden yenileşme hareketleri sırasında Ayancık ve çevresinde (Sancak-Kaza) İlçe yönetimi kurulması düşünülmüş, İlçe merkezi olarak da Ayandon (Türkeli İlçesine bağlı Ayazköyü) kabul edilmiştir.

Ayancık ve Ayancık Çayının doğusundaki köylere egemen olan Şükrüoğulları 1860 yıllarda Çaylıoğulları ile anlaşarak İlçe merkezinin Ayancık' a taşınmasını kendi çıkarları ile uygun görmüşler ve 1860' lı yıllarda bir değirmen ve birkaç önemsiz yapıdan oluşmuş küçük bir yerleşim yeri olan Ayancık, zaman içinde Kaymakamlık ve Askerlik Şubesi gibi resmi kurumların ve bir çok konut ve ticaret yapılarının kurulması ile hızla gelişmiştir. Alman ve Belçika sermayeli kereste fabrikasının 1929 yılında işletilmeye başlanması, bölge ekonomisi ve sosyal hayatında dönüm noktası olmuştur.

Ayancık bu tarihten sonra sürekli gelişme göstermiştir. 1860 ‘lı yıllarda yapılan eski Hükümet Konağı binası 1952' de yanmış, yerine bugünkü mevcut bina yapılmıştır.

Ayancık, Cumhuriyetin ilanına kadar Kastamonu İline bağlı iken, Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan idari düzenlemede Sinop İline bağlı İlçe olmuştur.

Alıntılar; Turan Gökmenoğlu, Sinop ve İlçeleri Ayancık Rehberi, İstanbul, 1989, Usta Matbaacı Yayını www.burctaslari.com turang@burctaslari.com

Bir Sevdadır Akören

Kainatdaki Samanyolu Galaksisindeki Güneş Sistemindeki Dünya Gezenenindeki Asya Kıtasındaki Türkiye Ülkesindeki Karadeniz Bölgesindeki Batı karadeniz Bölümündeki Sinop İlinin Ayancık İçesinde yer alır.Yemyeşil kendi halide ormancılıkla geçinen Ayancık'a 45 km uzaklıkıta bir köydür .
Akören Köyü ilk defa Rumların yaşadığı bir yer olarak bilinmektedir. Merkez mahallesinin adı Rumlar zamanında Avren; iken köye Türklerin yerleşmesiyle bu isim Akveren; olmuştur. Daha sonraları ise Türkçemizde ses uyumuna uydurmak için Akören; şekline dönüştürülmüştür.

Akören Köyünün halen Dalıp, Kovanlık, Börkücek, Doğalapa adında dört mahallesi vardır.

Dalıp; mahallesi ismini köyün alt kısmında bulunan kilisenin 35 kg. ağırlığındaki çanın sesinin yankısından aldığı varsayılmaktadır.

Rumlardan sonra Dalıp mahallesine; Molla Ahmet oğulları, Bayram oğulları ve Kirpoğulları adı ile üç sülale gelip yerleşmiştir. Bunlardan Mollaahmetoğulları Şentürk, Bayramoğulları Karadeniz ve Çalışkan, Kirpoğulları ise Vayvayiloğlu ve Uygun soyadlarını almışlardır.

Dalıp mahallesinde Rum mezarlığı, Kilise kalıntıları ve tarihi pınar gibi tarihi eserler bulunmaktadır.

Akören Köyü merkez mahallede bir cami, bir okul ve bir sağlık evi, Dalıp'ta da bir okul ve bir cami bulunmaktadır.Sağlık evinde ebe vardır.Köyün yol problemi ve mahallelerinde su problemi vardır.

GÜZELDİR BENİM SİNOP'UM


Her yönüyle Sinop'um güler yüzlü insanıyla,
Deniziyle,ormanıyla,masmavi koylarıyla,
Eşsizdir güzel Sinopum.

Keşkeğiyle,bulguruyla,eriğiyle,kirazıyla,
Arpasıyla,buğdayıyla berekettir canım Sinop'um

Meşhurdur cezaevi,girmek istemezsin içeri
Tabi şimdi müzE olması rahatlatır içini

Akşam güneşin batışını,denizin üzerine nakışını,
Martıların uçuşunu, anaların yufka açışını
Özledim güzel Sinop'um

Solusan tertemiz havasından
Bir içsen o berrak suyundan
Reçetesiz ilacımız ''KİREN SUYUNDAN''.
Erzurum,
Erzincan,
İstanbul,
SİNOPLUYUZ.
Daha doğrusu biz ANADOLUYUZ.

ERGÜN ŞENTÜRK
10.12.2006
AKÖREN

sinay.akoren57@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın